MARTIYA UÇMAYI ÖĞRETEN KEDİ

Geçtiğimiz günlerde okuduğum kitabın özetini sizler ile paylaşmak istedim. 8 yaş ve üzeri çocuklar için uygun olduğunu düşünüyorum.

Sokakta tanımadığımız 100 tane insana “bir martı ile bir kedi anlaşabilir mi?” diye sorsak “EVET” cevabını herhalde alamayız. Fakat bu kitapta tüm ön yargılara çok güzel bir cevap veriliyor. Olayda, insanların doğayı nasıl mahvettikleri konu edilmiştir. Bir yaz günü Kengah isimli bir martı okyanusu aşmaya çalışırken, denize dökülen petrol yüzünden gücü çok azalmıştı. Fakat kalan son gücüyle karaya çıkıp bir yumurta yumurtlamayı başardı. Peki Kengah bu yumurtayı kime emanet edecekti? İşte işler burada biraz değişiyor. Kengah çaresizce yumurtayı limandaki bir evde yaşayan kedi Zorba’ya emanet etmek zorunda kaldı. Kengah ölmeden önce Zorba’dan üç şey istedi: 1) Yumurtayı yememesi. 2) Yavru doğana kadar yumurtaya göz kulak olması. 3) Yavru martı doğunca ona uçmayı öğretmesi. Neyse ki o dönem Zorba’nın işini kolaylaştıracak bir olay oldu. Zorba’nın sahibi tüm yaz tatilini geçirmek için yazlığa gidiyordu. Zorba’ya da eve iki günde bir gelecek olan bir aile dostu bakacaktı. Kengah ölünce Zorba çaresizce: “Bir martı yumurta nasıl sıcak tutulur?”, “Martılar ne yer?”, “Martılar nasıl uçar?” gibi sorulara cevap bulabilmek için çok iyi tanıdığı Albay’a (Albay bir kedidir) gidip ondan yardım istedi. Albay da onu Profesör’e (Profesör bir kedidir) götürdü. Profesör de ona bazı kitaplardan aldığı bilgileri verdi. Bu bilgileri anlayan Zorba artık ne yapması gerektiğini biliyordu. İşe öncelikle yumurtayı her gün bir battaniyeye sararak onu sıcak tutmak ve eve gelen kişinin yumurtayı görmemesini sağlayarak başladı. Yumurta çatladıktan sonra yumurtadan çıkan yavru martıya bir isim verilmesi gerektiğini düşündü. Fakat bu isim ne olacaktı? Zorba, Albay ve Profesör; kafa kafaya verip düşündüler. En sonunda bir karara ulaştılar, martının ismi “ŞANSLI” olacaktı. Şimdi de işin en can alıcı kısmına geldiler. Şanslı’ya uçmayı nasıl öğreteceklerdi? Burada da işin içine Profesör giriyor. Kitaptan aldığı bilgilerle bir martının uçmak için hangi özelliklere sahip olması gerektiğini buluyor ve bulduğu bilgileri Şanslı’nın kullanabilmesi için ona ne yapması gerektiğini anlatıyor. Şanslı ilk başta tamamen başaramasa bile en azından hatırı sayılır bir yol kat etmişti. Sonunda Şanslı artık uçabiliyordu. Fakat göklere çıkabilmesi için çok yüksek bir yerden atlaması gerekiyordu. Ne yazık ki kediler de o kadar yüksek bir yer bilmedikleri için bir insandan birazcık yardım almaları gerekiyordu. Fakat hangi insandan yardım alacaklardı? Bu defa bir liste oluşturup istedikleri özellikleri olan bir kişiye ulaşana kadar eleme usulü devam ettiler. En sonunda istedikleri kişiye ulaşmışlardı. İstedikleri insan bir şairdi. Zorba ilk başta şairle konuşunca şairin ağzı açık kaldı. Fakat sonra durumun ne olduğunu anlayınca şaşkınlığı geçti. Zorba ona çok yüksek bir yer bilip bilmediğini sorunca şair evet dedi. O gece şair Zorba’yı ve Şanslı’yı ‘Saint-Michel Kulesi’ne götürdü. Biraz sonra Saint-Michel Kulesi’nin yanında bir martı uçuyordu. O martı: BİZİM ŞANSLI’DAN BAŞKASI DEĞİLDİ! Zorba neredeyse ağlayacaktı. İmkansızı başarmıştı. Çünkü, herhalde dünyada Zorba’dan başka bir martıya uçmayı öğreten kedi yoktu.

Yukarıda özetini paylaştığım kitabın künyesini aşağıda görebilirsiniz:

Kitabın adı: Martıya Uçmayı Öğreten Kedi

Yazarı: Luıs SEPULVEDA

Yayınevi: Can Çocuk

Basım tarihi: Ekim 2018